KERPİÇ EVİN YANGISI, ŞEHADETİN ACISI…
Anadolu…
Kadim topraklarımız. Türk Yurdu olalı bin yıldan fazlası var.
İki bin sene hatta.
1071 büyük zafer yılıdır, semboliktir, aslında çok önceden buralardayız.
Misak-ı Milli sırtını Anadolu’ya dayamıştır.
Dört bir yanda, ezilen Türkler’in menzili olmuş bu topraklar,
Allahın lütfu çok önemli bir coğrafya,
Askeri, iktisadi, sosyal ve daha bir çok bakımdan eşsizdir.
Böyle olunca, düşmanı çoktur.
Kargaşadan ibaret yıllar yaşamasına rağmen,
Türkiye Cumhuriyeti’yle suların durulduğu Anadolu’muzda,
Son kırk elli yılın belası terörle baş etmek ,
Onu bertaraf edip, huzuru bozmasınının önüne,
Büyük bir set çekip yok etmek için, Debvletimizin çabaları hala sürüyor.
Silahlı Kuvvetlerimiz, jandarmamız, polisimiz, korucularımız…
Tüm kolluk kuvvetlerimiz etkin mücadeleye devam ediyor.
Bu mücadelede canımızı yakan anlarımız da çok,
Şehitler veriyoruz. Gazilerimiz de öyle.
Çok büyük bedeller bunlar, lakin
Türkiye’mizin ebed müddet var olması
Bu büyük mücadeleye bağlı bir yerde.
***
Yine şehitlerimiz vardı geçtiğimiz günlerde,
Kahraman evlatlarımız toprağa düştüler boy boy.
Yine ocaklara ateş düştü, Türk halkı da bu ateşlerde yandı.
“Kerpiç evlerde”, Şehitlerimizin habercisi şanlı bayrağımız asıldı birer birer…
Zamana direnen evlerin küçüp penceresine, daracık balkonlarına
Acılarımız da asıldı.
Evet, Şehirlerdeki balkonlara da asıldı bayraklarımız,
Hem de büyük şehirlere.
Lakin, kerpiç evlerin yangısı bir başka oldu,
Bu halimiz, Anadolu’nun kadim tarihine vefamızdı bence.
Bir defa, Yurt kurmanın sembolüdür kerpiç…
Topraktır kerpiç; Anadolu toprağı…
Korunması gereken bir vatana sahip olmanın,
Karakışa, tozak yaza, kızgın güneşe, yağmura direnmenin yüce ruhunu taşırlar.
Bu ruhu önce hanedekilere, yanındaki evlere, uzağındaki köylere,
Büyük şehirlere, dünyanın öbür ucuna bile taşır kerpiç evler.
Obalardan, yerleşik düzene geçen bir milletin kodları,
Bu kerpiç evlerde saklıdır.
***
Bu çağda, artık şehirliyiz; yüzde seksen şehirlerde yaşıyoruz.
Kaldı ki köylerimiz de şehir konforuna yakınlaştı.
Her şeye rağmen, bu milletin geleneksel, ve toplumsal hafızasında,
Kerpiç evlerin yeri hala bir başkadır;
“Sönmeden tütecek en son ocaklar”dır onlar.
Yıkılsa da, illa yerine yenisi konacak olan “mihenk taşlarıdır” o evler.. Tarihe, bu topraklara tutunmuş yüce Türk Milleti’nin, “Toprağa geçirdiği tırnaklarıdır”.
Ve onların dokusuyla, ruhuyla büyüyen evletlarımızın şehadeti
Aynı doku ve hissiyatı halkımıza daha yoğun aktarıyor.
Kerpiç evler şehit ocakları olunca, daha çok üzülüyoruz elbette,
Ve fakat dikkat! “Fakirlik”, “yokluk”, vs. duygulara kapılmak değil bu…
O evler, ayakta kalan kimliğimizdir, derin tarihimizdir, menbaımızdır.
Anadolu’da, kadim Türk Milleti’nin var oluş sebebi bu ocaklardır .
Tam da bu yüzden,
İnancımız, Devletimize ve milletimize inancımız ve bağlılığımız
Daha da artarak devam edecektir.
Toroslarda, Anadolu bozkırlarında
Kerpiç evlerde bir tane bile bacası tütüyorsa,
Ay yıldızlı bayrağımız balkonlarda asılı ise;
“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde en son ocak”…
Şehitlerimizin aziz hatırasına saygıyla,
Bölücü Terör Örgütü’nü, terör destekçilerini lanetliyorum.
***
Hasan KESKİN

