1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Tuncay Beşel Yazdı YENİDEN DİRİLİŞ 

Tuncay Beşel Yazdı YENİDEN DİRİLİŞ 

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

YENİDEN DİRİLİŞ 

 

Ülkemiz şanlı geçmişi ve asil tarihi itibari ile yüzyıllar boyu nam salmış köklü bir medeniyetin devamıdır. Hal böyle olunca içten ve dıştan saldırı olması beklenen bir durumdur. 

İngiliz devlet adamı ve eski Başbakan Winston Churchill, Batı politikasında şunu söylemiştir ‘Türkiye’yi solarsa sulayın, büyürse budayın’. Batı için bu metafor Türkiye’nin her daim kontrol altında tutulması gerektiğinin bir göstergesidir. Öyle ki ülkemiz her gelişmeye başladığında veya güzel şeyler olduğunda düğmeye basılıyor. Bu bakımdan bu ay içinde yaşanan bazı olaylara değineceğim. 

Ülkemizin en dikkat çeken yönlerinden biri genç nüfusunun fazla olmasıdır. Zeka seviyesine bakıldığında hem genetik olarak hem de IQ seviyesi olarak üst seviyedeler. Bu durumu öyle değiştirdiler ki akla zarar. Cep telefonları, sanal medya bağımlılığı, özenti, özgürlük adı altındaki çıplaklık,  madde kullanımı, çılgın ve sınırsız eğlence hayatı,  kimliksizleştirme çalışmaları, ,…vb 

Birkaç örnek verelim. Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti kadim şehrimiz İstanbul’a demirlemesi planlanan ‘Atlantis’ adlı kruvaziyer gemisi 3000 lgbt + yolcuları ile ardındaki kirli düşünceyi gören devletimiz  içişleri bakanlığımızın devreye girmesiyle İstanbul’a demirlemesi engellendi. 

Ardından yine İstanbul’da eşçinselliğe özendiren K-pop grubu ‘Ateez’ in Ağustos ayında Yenikapı’daki konseri yoğun tepkiler üzere bakalım iptal edilecek mi? 

Manifest grubunu söylemeye bile gerek yok. Ses yok, sözler evlere şenlik, sahne giyim tarzı, dansları tamamen rezillik ama yüzbinlerce çocuğu, genci etkiliyorlar. Konserlerinin birinde kız seyirci Manifest grubu üyesi Hilal ‘e bağırıyor ‘Hilal benimle evlen ‘. Toplumumuza , gençlerimize kötü örnek teşkil eden bu tip konserler iptal edilmeli mi sorusunun cevabını sizlere bırakıyorum. 

Gençlerin hayranlıkla takip ettiği sanatçılara sanatçı demek, işini hakkıyla yapanlara hakaret olur. Sanatçılardan o kadar kötü örnekler var ki her türlü kirli çamaşır artık birçok sanatçıdan çıkıyor. Ülke gündemimizi meşgul etmeye devam ediyor.  

Dolandırıcılık, kumar, esrar, eroin, madde kullanımı, sanal bahis, ahlaksızlık, kıyafette rezalet, danslarında rezalet, ukalalık, hadsizlik, halkı kin ve nefrete teşvik, terör sevicilik, usulsüzlük, vergi kaçırma, kara para aklama, … vb 

Son olarak 2017 yılında sanatçı (?) Haluk Levent tarafından kurulan Ahbap derneği, ülkemizi derinden yaralayan çağın en büyük depremlerinden biri olan 2023 depreminde topladığı yaklaşık 2 Milyar 585 Milyon TL parada yapılan usulsüzlükler, dolandırıcılık, deprem parasını kumarda kullanmak nedeniyle yapılan soruşturmada müzisyen(?) Haluk Levent ve yönetimdeki diğer sanatçıların, oyuncuların tutuklanması ve davanın devam ediyor olması ülkemizde şok etkisi oluşturdu. İnsanlarımızın insani, yardımsever, merhamet, bağış sever duyguları yerle yeksan edildi.  

Aslında akıllanmıyoruz neden şok etkisi yaratsın ki?  

Haluk Levent, karşılıksız çekten sabıkası vardı,1997 yılında 9 ay hapis yatmış, 2004 yılında borç yüzünden 5 gün yatıp çıktı, 2010 yılında yine 3 ay hapis yattı, birçok dolandırıcılık sabıkası olduğunu herkes biliyordu. 2003 yılında pkk ‘ya yardım ve yataklık gözaltısına rağmen İzmir marşı ile yine parlatıldı, rol model ilan edildi, bazı medya kuruluşlarınca Türkiye’nin en güvenilir insanı ilan edildi. Hatta bir partiden(?) Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına teklif edildi. Bu ahbap derneğinin nasıl kurulduğu ve kimlerin destek verdiği malum. Sırf muhaliflik nedeniyle destek verenler de oldu. Sonra ne mi oldu; 

 Bulaşan herkes yanıldım, pişmanım diyor. Galiba ayırım yapmadan söylüyorum öyle bir an gelecek ki tüm insanlarımız ‘Yanıldım’ kelimesini söyleyecek. Menfaat çıkar, para, makam tutkusu, hırs, dünyalık nefis, gösteriş, zevk sefa tutkusu insanlarımızı esir almış gözüküyor. 

Komedyen adı altında sahneye çıkan bazı ahlaksız karaktersizler de Dinimizle, Peygamberimizle, Kur’an -ı Kerim ile, Tarihimizle, Kanuni Sultan Süleyman ile ,.. vb değerlerimizle alay edip, aşağılayıp, dalga geçip, hakaret ederek insanlarımızın sinir uçlarıyla oynamasına devletimiz müsaade etmeyerek gerekeni yapmıştır. Birilerinin güdümünde mi bu gösterileri yaptılar, bunları söylemek için iyi bir para mı teklif edildi, gençlerimize bu değerleri kötülemek için özel olarak mı seçildiler bilmiyoruz. Bildiğimiz şey bunlar hoş değildir. Kabul edilemez. Sanatçı sanatını icra ederken toplumsal değerleri, etik ahlaki değerleri, insan onurunu zedelememeyi göz önüne alıp dikkat etmelidir. 

Yani topluma örnek teşkil edecek olan, televizyon kanallarında yüzlerini çokça gördüğümüz sanatçılar, komedyenler, futbolcuların sanal bahis ve kumar durumları, politikacıların rezillikleri, ahlaksızlıkları, medya, TV kanalları, TV programları, dizileri, sinema filmleri, sosyal medya mecrası acilen ele alınmalı. Gençlerimizi toplumumuzu çok dejenere ettiler. Dur diyen de yok. Atı alan Üsküdar ‘ı geçiyor. 

Önceden beri devlet yetkililerimize dile getirdiğimiz şey şudur.  

Vatan hainliği, taciz, tecavüz, devlet sırlarının para karşılığı satılması, insan öldürmek, devlete ihanet girişimleri gibi ağır suçları işleyenler için idam geri getirilsin. Avrupa müktesebatına idam uymuyorsa El Salvator Devlet Başkanı Nayip Bukele’nin yaptığı uygulama yapılabilir. Cecot hapishanesi gibi. 

İnsan acaba diye düşünüyor? Yer altına büyük ve katlı ‘Cehennem‘ adında bir hapishane yapılabilir mi? Bu hapishaneye yukardaki suçları işleyenler gönderilebilir mi? 

Ek olarak gençleri zehirleyenler, rüşvetçiler, çeteler, fuhuş yapan yaptıran, kumar oynatıp haneleri batıranlar, dolandırıcılar, vergi kaçıranlar, kara para aklayanlar, devlet malını parasını çalanlar, sanal bahis, gençlerin ölümüne neden olan sanal tehlikeli oyunlar üretenler, satanlar, uygulayanlar, zulmedenler, canlıları öldürenler, eziyet edenler,  toplumun huzurunu bozanlar, …. vb Cehennem hapishanesinde katlara suçlarına göre yerleştirip bir daha gün yüzüne çıkmayı hayal bile edemediklerinde o korku ile suç oranlarını minimize edilebilir mi? 

 Ülkemizde huzur ortamı oluşturmak, eğitim kalitesini artırarak, toplumsal bilinç oluşturarak, tarihsel şuur oluşturarak, manevi donanım sağlanarak, sevgi saygı iklimi oluşturarak, etik ahlaki değerler korunarak, bilimde ilimde sanayide tarımda çığır açarak, öz benliğimize uygun yeni ve sivil bir anayasa yapılarak ‘Yeniden Diriliş’ sağlanabilir mi?  

Sanki EVEEET diye insanlarımızın gür sesini duyar gibiyim. 

Geç kalmadan. Yeni nesil için, çocuklarımız için güzel bir başlangıç neden olmasın! 

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Tuncay Beşel Yazdı YENİDEN DİRİLİŞ 

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Avrasya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!