Trabzon’un sevilen Gazetecisi Aynı zamanda Günebakış Gazetesini imtiyaz sahibi de olan
Ali Öztürk Bey’in Haberi
Trabzon’daki eski kilisede resim sergisi!
Trabzonlu sanatçı Yasemin Kalyoncu müzeler haftası dolayısıyla müze olarak kullanılan Ortodoks kilisesinde harika bir resim sergisi açtı. Trabzon’un…
Halan müze olarak hizmet veren Küçük Ayvasıl Kilisesinde açılan ilk sergi olması dolayısıyla dikkat çeken Kalyoncu’nun fotoğraf sergisini ziyaret ettik. Sanatçı Yasemin Kalyoncu ile hem sergisini hem sanatını konuştuk.

Evet değerli bir bakış izleyicileri bir sanatçımıza birlikteyiz. İlk kez böyle bir müzede kilisede diyelim, biz bir sergi açılıyor. Önce sizi tanıyalım, önce sizi tanıyalım.

“Yasemin Kalyoncu Trabzonluyum. Trabzon’da çalışıyorum Tevfik Serdar Anadolu lisesinde görsel sanatlar öğretmeniyim. Aynı zamanda sanatçı olarak da şöyle diyeyim, sanatçı görsel sanatlar öğretmeni olarak çalışıyorum. Müzeler haftası dolayısıyla bir projemiz olmuştu. Levent Bey’in de katkılarıyla müze müdürümüz, kültür müdürümüz, müdür yardımcımız reyhan hanım falan ve kültür müdürümüz de bir çok kişinin katkılarıyla ve benim çok içten ve severek yapmış olduğum çalışmaları bugün burada müzeler haftası dolayısıyla sergili
Neden burayı tercih ettiğiniz Ayvasıl Kilisesi?

“Küçük Ayvasıl Kilisesi aynı zamanda Ortodoks Kilisesi Trabzon’un o tek Ortodoks Kilisesi ki Bizans yapılarından kalan en eski kiliselerden biriymiş. Bartolomeo olsun, ziyaret ettiği her gelişinde mutlaka ziyaret ettiği, uğradığı bir evet. Öyle 6 ay önce bende öğrendiğimi size aktarıyorum. Burası restore edilmiş, daha çok kötü bir durumdaymış işte müze olarak halkın gezilmesine açıldı. Müzeler haftası yine belirtmiştim. Müzeler haftası dolayısıyla öyle bir etkinliğimiz olsun istendi. Tercih ettiğiniz başka bir müzede de olan. Ünlü yok şimdi şöyle burayı özellikle tercih etmedik. Tabii ki başka bir müzede de olabilirdi ama burası yeni restore edildi ve açılacaktı. Bir de mekan olarak iç yapısı dokusu olarak sergilemeye uygun bulduk. O yüzden burayı tercih ettik. Yoksa tabii müze olarak. Mesela kızlar manastırı var. Onun da güzel dokusu var. Yine Akçaabat‘ta o henüz daha açılmadı. Adını hatırlayamıyorum ama orada da bir kilise var.”

Orda da olabilir şeyiyle bu çalışmalar evet burayı sergiyi tasarlarken önce iç mekanı mekanı nasıl? Hani resim?
“Gördünüz ki önceden mekanı bir gezdim. Eee, onun bir havasını ruhunu görmek gerekiyor. Mekanda sergileyeceğiz tabii mekanın. Dediğim gibi iç görüntüsü dokusuyla yaptığımız çalışmaların uymaz. Şunu da arzu ediyoruz. Tabi ki gelip 10’a çıkart göre baktıktan sonra kendim de ilk kez denediğim doğal baskı üzerine suluboya. Çalışmalar yaptım. Burada görmüş olduğunuz eserlerin, kağıtların bir çoğu önce bir işlemden geçiyor. Fokur fokur kaynıyor. Kaynadıktan sonra işte bitkinin dokusunu, rengini kağıt üzerine aktardıktan sonra kurutup üzerine suluboya kompozisyonları oluşturdum. Bazılarını da doğal bıraktım. Izleyicinin tekniği belki görüp kıyaslama yapması için. Çok severek yaptığım bir çalışmaydı. Tekniği dokuyla uyuşturdular. Yani şöyle mekanın iç dokusuyla tekniğin ruhunun uyuştuğunu düşünerek buraya özel bir çalışma yaptım diyebilirim, şey yapalım.

Olsun. Bir resmi. Olsun valla ben hepsini seçebilirim. Bence siz bir tane seçim bir tane yiyorum, yayalım tamam mesela şeyi gösterelim. Şurada görmüş olduğumuz. Çalışmalarda benim kompozisyonu ayarlama dışında herhangi bir müdahalem yok. Tamamen bitkinin kendi formu ve rengiyle mesela yine orada farklı bir çalışma var. Yine orada. Bunlarda ise o bitki buralarda çok hafif belki belli oluyor. Bazılarında daha net görülebilir. Mesela şurada karşıdaki portrede daha net gözüküyor. Tamamen bitkinin formu ve dokusuyla. Oluşan bir kompozisyon, birkaç fırsatı vermesiyle onu bir kadın portresine çevirmiş oluyoruz. Bu çalışma sürprizlere çok açık, çok çalışma alanı geniş genişletilebilir bir çalışma. Benim de ilk kez uyguladığım ve uygulamaya devam etmeyi düşündüğüm çocuk yaparken de çok zevk aldığım bir teknik. Suluboya zaten çok çalışıyordum vardı. Suluboya tekniği üzerinde 2 tekniği birleştirmeyi düşündüm. Yani daha güzel olur diye. Sanırım izleyicilerden de aldığım yorum. Bana göre güzel oldu. Ben de beğendim çalışmak gerekiyor. Yani sürekli araştırmak gerekiyor. Güzel yerlere gidiyorsunuz onla.”

Başarılar diliyoruz.
“Teşekkür ediyorum.”



