Seni Gördüm
Seni gördüm rengarenk çiçeklerde
Seni gördüm, Balda, ağaçta böcekte,
Seni gördüm, dalda asılı duran elmada,
Seni gördüm yağan karda, yağmurda,
Seni gördüm, dimdik duran dağlarında,
Seni gördüm, Karda, boranda, fırtınada,
Seni gördüm, yazda kışta, baharda,
Seni gördüm, çileğinde narında, kirazında,
Seni gördüm, hem yaylada hem deryada,
Seni gördüm, sütte, yağ da balında,
Seni gördüm, yıldızında, güneşinde, ayında,
Seni gördüm, yarattığın mükemmel insanında
Seni gördüm, her nereye baktımsa,
Seni gördüm, namazımda kıyamda,
Seni gördüm, Beytinde tavafımda,
Seni gördüm, Her şey senden bir parça,

BİR HADİS
Hz. Peygamber (s.a.s.) bir gün ashabıyla oturmuş sohbet ederken üzerinde hiç yolculuk emaresi olmayan, bembeyaz giyimli, simsiyah saçlı, hiç kimsenin tanımadığı birisi çıkageldi. Peygamberimizin yanına oturdu, dizlerini dizlerine değdirdi, İslam nedir ve iman nedir diye sorular sormaya başladı. Hz. Peygamber (s.a.s.), her bir sorusuna cevap verdikçe bu yabancı adamın “Doğru söyledin.” demesi sahabenin iyice garibine gitti. Hz. Peygamber (s.a.s.) “O Cebrail’di; size dininizi öğretmeye geldi.” diyerek kimliğini deşifre ettiği bu yabancı adamın sorduğu sorulardan birisi de “İhsan nedir?” idi. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu soruya verdiği cevap, bu zamana kadar ihsan kavramının en şümullü tanımı olup Müslümanların hayat felsefesini özetleyen bir mahiyet arz etmekteydi.
Allah Resulü’nün bu soruya verdiği cevap şu şekildeydi:
“İhsan, Allah’ı görüyormuşçasına O’na kulluk etmendir. Her ne kadar sen O’nu göremesen de O seni görmektedir.” (Buhari, İman, 36.)

