Abdullah Gülay Yazdı
CÜREZÂDE OSMAN EFENDİ
(Ciru Hoca )

1830 yılında Şalpazarı’nın Gölkiriş köyünde dünyaya gelir. İlerleyen yıllarda büyük bir ilim adamı olacaktır. Şu anda halen yıkık olan medresesinden az da olsa kalıntıların olduğu ifade edilmektedir.
Cürezade Osman efendi, Henüz 12’li yaşlarında ilim öğrenmek için İstanbul’a gitmeyi kafasına koyar. Vakfıkebir sahiline abisi Mahmut ile gelirler. Ayrılırken Cürezade Osman Efendi, abisi Mahmut’ a şöyle seslenir:
– “Aga ben gidiyorum. Sen kal; ben ilim öğrenip geldiğimde bu sefer sen gidersin.”
Hüzünlü bakışlarla uğurlar kardeşi Osman’ı ağabey Mahmut. Günlerce yürür Osman, hedefi İstanbul’a gidip ilim irfan öğrenmektir.
Şehzade şehri Amasya ya vardığında bir ilim erbabı kendisini yanına alır ve burada 7 yıl mektep okur. İstanbul’da da 13 yıl kalan Osman tam 20 yıl sonra çıktığı köyü Gölkiriş’e geri döner…
İlminde zekatı var diyerek Gölkiriş köyüne bir medrese inşaa eder ve seferberliğe kadar bir çok öğrenci yetiştirir.
Ve hüzünlü günler başlıyor…
1915-1917 Rusların Trabzon’u işgali neticesinde mecburen Şalpazarı’nı terk etmek zorunda kalır. Cürezade Osman efendi Gölkirişi terkedip muhacirliğe çıktığında 86 yaşındadır. Kitaplarının çoğunu hıfzeden Cürezade Osman efendi yanına yalnızca bir kitap alır onu da Tokatın Taşova köyünde bir ağanın evinde kaybeder.
Mezarı şu anda Tokat Taşova köyündedir lakin hangi mezar taşı ona ait kim bile….
Allah CC Rahmetiyle muamele etsin inşallah.
Abdullah Gülay

