1. Haberler
  2. Haber
  3. Trabzon Muhacirliği: Acının, Fedakârlığın ve Unutulmayan Bir Tarihin İzleri

Trabzon Muhacirliği: Acının, Fedakârlığın ve Unutulmayan Bir Tarihin İzleri

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Trabzon Muhacirliği: Acının, Fedakârlığın ve Unutulmayan Bir Tarihin İzleri.


1916-1918 yılları arasında Rus ordularının Trabzon’u işgali sırasında Karadeniz’in birçok şehrinde
yaşanan muhacirlik, Türk tarihinin en acı göç hikâyelerinden biri olarak hafızalardaki yerini
korumaktadır. Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt başta olmak üzere bölge halkı, işgal
tehlikesi karşısında evlerini, köylerini ve hatıralarını geride bırakarak bilinmeze doğru yola çıkmak
zorunda kalmıştır.
Muhacirlik yoluna düşen insanlar açlık, susuzluk, hastalık ve yoklukla mücadele ederek günlerce,
haftalarca yürümüşlerdir. Hayvanı olanlar eşyalarını hayvanlarına yükleyerek, maddi imkânı
bulunanlar ise küçük kayıklarla deniz yolunu kullanarak güvenli bölgelere ulaşmaya çalışmıştır. Ancak
büyük çoğunluk aylar süren zorlu yürüyüşlerle hayat mücadelesi vermiştir.
O yılların acısını anlatan ve günümüze kadar ulaşan ağıtların en bilineni ise şu sözlerle başlamaktadır:
“Trabzon’dan çıktım yola başım selamet,
Çavuşlu’ya vardım koptu kıyamet…”
Bu ağıt, muhacirlik yolunda yaşanan büyük felaketlerin sessiz tanığıdır.
Çavuşlu’da Yaşanan Katliam
Muhacir kafileleri Çavuşlu’ya ulaştığında Rus askerleri bölgeye girerek halka burada asker olup
olmadığını sorar. Halkın “yoktur” demesine rağmen fındıklıklar arasında gizlenen 38 Türk askeri vatan
savunmasından vazgeçmez ve Rus birliklerine ateş açar.
İlk saldırıda kayıp veren Rus birliklerinin ardından gelen askerler bölgede büyük bir katliam
gerçekleştirir. Kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan sivil halk hedef alınır. Çavuşlu sahili adeta kan gölüne
döner. Ölen insanların defnedileceği uygun yer bulunamadığından birçok kişi sahildeki kumlara
gömülür.
Yıllarca bölgede yaşayan insanlar, sahile vuran saç tellerini ve katliamın izlerini gördüklerini
anlatmışlardır. İşte o günlerde yakılan ağıt, muhacirlik tarihinin sembolü hâline gelmiştir.
Görele Kıyılarında Yaşanan Facia
Deniz yolunu tercih eden muhacirlerden bazıları Görele açıklarında Rus saldırılarına maruz kalmıştır.
Kayıklardaki insanların büyük bölümü hayatını kaybetmiştir. Bugün Görele girişinde, dere kenarında
bulunan mezarlar bu acı olayın sessiz tanıkları olarak varlığını sürdürmektedir.
Bu mezarlarda Vakfıkebir, Beşikdüzü ve Şalpazarı’nın varlıklı ailelerinden insanların da bulunduğu
bilinmektedir. Mezar taşları, Karadeniz insanının yaşadığı büyük dramı günümüze taşımaktadır.
Harşit Savunması ve Muhacirlerin Yolculuğu
Muhacir kafileleri Harşit Çayı’na ulaştığında Türk askerleri büyük bir fedakârlık göstererek halkı karşı
kıyıya geçirir ve ardından köprüyü yıkarak Rusların ilerlemesini engeller.
Bu sayede Rus birlikleri Tirebolu’nun ötesine geçemez. Ancak muhacirlerin çilesi sona ermez. Açlık,
tifüs ve diğer salgın hastalıklar nedeniyle insanlar yol boyunca hayatlarını kaybetmeye devam eder.
Yakınlarını kaybedenler, onları çoğu zaman bir ağacın altına veya yol kenarındaki uygun bir yere

Dönemin Trabzon Valisi Azmi Bey ise valilik merkezini Ordu’ya taşıyarak muhacirlere yardım
ulaştırmak için yoğun çaba göstermiştir.
Ordu’daki Muhacir Mezarlıkları
Muhacir kafileleri Ordu’ya ulaştığında binlerce insan hastalık ve yorgunluk nedeniyle yaşamını
yitirmiştir. Melet Irmağı çevresi ve Ordu’nun çeşitli bölgeleri muhacirlerin konaklama alanlarına
dönüşmüştür.
Perşembe ilçesine bağlı Bekirli Mahallesi’nde bugün yaklaşık 3000 kişilik muhacir mezarlığı
bulunmaktadır. O yıllarda genç erkeklerin büyük kısmı cephede olduğu için cenazeleri defnedecek
insan bulmak bile zorlaşmıştır.
Anlatılanlara göre Hasibe ve Fatma isimli fedakâr Karadeniz kadınları, kilometrelerce uzaklıktan taş
taşıyarak mezarların işaretlenmesini sağlamıştır. Beş kadın için bir mezar taşı, erkekler için ayrı mezar
taşları yapılmıştır. Bu olay Türk kadınının vatan sevgisinin ve fedakârlığının en anlamlı örneklerinden
biridir.
Ordu’nun Hacılar Köyü Çağnaş mevkiinde ise yaklaşık 1700 kişilik muhacir mezarlığı bulunmaktadır.
Muhacir mezarlarının yerli halkın mezarlarından ayrılabilmesi için mezar başlıkları yuvarlak dere
taşlarıyla yapılmıştır. Böylece bu tarihî alanlar günümüze kadar ulaşabilmiştir.
Bugün Ordu’nun birçok noktasında, ayrıca Samsun, Amasya, Tokat ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde
Trabzonlu muhacirlere ait mezarlıklar bulunmaktadır.
“Kimsesiz Trabzonlular” Değil, “Trabzonlu Muhacirler”
Yıllardır bu mezarlıklar halk arasında “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” olarak anılmaktadır. Oysa
Trabzonlular hiçbir zaman kimsesiz olmamıştır
Trabzon Yazarlar Derneği Genel Başkanı
Mustafa Durmuş tarafından 2017 yılında başlatılan “Tarihe de Bir Kitabe Sen Kazandır” projesi
kapsamında yürütülen çalışmalarla bu mezarlıkların gerçek kimliğinin ortaya çıkarılması
hedeflenmiştir.
Yapılan girişimler sonucunda Trabzon Büyük şehir Belediye Başkanı Av Ahmet Metin Genç ve ilgili
kurumların destekleriyle mezarlıkların “Kimsesiz Trabzonlular Mezarlığı” yerine “Trabzonlu
Muhacirler Mezarlığı” adıyla düzenlenmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır.
Bu çalışma, muhacirlik sırasında hayatını kaybeden binlerce Trabzonlunun hatırasına gösterilen

Birçok vatandaş, “Dedemin mezarı nerede?” sorusunun cevabını aramaktadır. Bu nedenle muhacir
mezarlıklarının tespit edilmesi, korunması ve kayıt altına alınması büyük önem taşımaktadır.
Yüz yılı aşkın süredir bu mezarlıkların bakımını yaparak günümüze ulaşmasını sağlayan Ordu halkına
minnet borçluyuz. Ancak artık devlet kurumlarının, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve tarih
araştırmacılarının bu konuya daha fazla eğilmesi gerekmektedir.
Çünkü muhacirlik sadece bir göç hikâyesi değil; vatan uğruna çekilen acıların, fedakârlığın ve millet
olma bilincinin en önemli sayfalarından biridir.
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
Mustafa Durmuş

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Trabzon Muhacirliği: Acının, Fedakârlığın ve Unutulmayan Bir Tarihin İzleri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Avrasya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!