Metin Macit Yazdı
İğneyi kendime….
Haftasonu dünürümün cenazesi için Adana’ya geldim.
Birkaç gün kaldık. Her ne kadar yolcu isem de yakınımızda ki bir camiye vakit namazlarını cemaatle kılmak için gitmeye başladım.
Gördüğüm manzarayı biraz garipsedim. Cemaatin yarıdan fazlası çıplak ayakla namaza geliyor.
Malum Trabzon’da hemen hiç kimse çorapsız namaza gelmez, gelende uyarılır. Caminin imamı ile tanıştık, uygun bir lisanla cemaat niye yalın ayak namaza geliyor uygun bir lisanla uyarsanız dedim.
Hoca beni duymamış gibi garip garip bakınca acaba yanlış bişey mi yaptım diye düşündüm.
Aradan iki gün geçti ben çorapla namaza gidiyorum ama öyle bir sıcak varki, (24 eylül) arabanın göstergesinde 40 dereceyi gördüm.
Zaten yazlık ayakkabılarımı çıkardım çoktan terlikle gezmeye başladım bile, hatta çoğu zamanda çoraplarımı çıkarıyorum.
Açıkcası namaza çorapsız gitmeyi bile düşündüm ama aklıma hocaya dediklerim geldi. İşin ucunda mahcup olmakta var. Uzun lafın kısası bir hafta kalmış olsam muhtemelen yalın ayak namaza gidebilirdim.
Yani demem o ki hani araplara yalın ayak namaz kıldıkları için kızıyoruz ya, demekki şartlar insanları değiştirebiliyormuş, çokta yadırgamamak gerekiyormuş. Gerçi bizim tepkimizin bir sebebide arap olmaları ya, ayak birazda bahane.

