1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. BiLGiSAYAR OYUNLARI VE MARAŞ – URFA KATLİAMI

BiLGiSAYAR OYUNLARI VE MARAŞ – URFA KATLİAMI

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BiLGiSAYAR OYUNLARI VE
MARAŞ-URFA KATLİAMI
(Türkiye Hizaya Sokulmaya çalışılıyor…
Arkasında hangi istihbarat örgütleri olduğunu göreceğiz.) -Açıklanırsa-

Şanlıurfa ve Maraş’taki okul baskınlarını kınıyorum. Emekli eğitim yöneticisi olarak ne kadar üzüldüğümü anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyor.

Kimi kınıyorum?

Saldırgan çocukları mı, adı üstünde çocuk…
Okul yöneticileri ve öğretmenleri mi?
Haksızlık olur, sadece onların sorumluluğu değil…

Aileleri mi, güvenlik birimlerini mi, Bakanlığı mı, Aile ve Sosyal politikaları mı, sokağı mı, aileleri zehirleyen dizileri mi, gençleri acımasız terminatöre çeviren bilgisayar oyunlarını mı, hepsini mi?

Bilmiyorum…

Bildiğim şu ki bu bir sonuçtur. Bu aşamaya gelinceye kadar yukarıda sayılanların derece derece sorumluluğu vardır. Bundan sonra benzer olayların tekrar olmaması için aşağıdaki yazının dikkate alınması gerekir.

Değerler eğitimi…
Saygı, sevgi, şefkat, merhamet, acıma, paylaşma, dayanışma, yardımlaşma, empati…

Vatan, millet, devlet, bayrak, inanç değerler, kültürel kimliğe bağlılık…

Düzgün ve düzenli aileler, ve bu aile bireyleri arasında oluşan özgüven ve mutlululuk…

Dışlanma yerine kıymet verme, aşağılama yerine güvenme…

Bu değerleri öldüren zehirler de var.

İnternet üzerinden tahrik eden, teşvik eden çeşitli görseller ve öldürmeyi oyuna dönüştürerek öğreten oyunlar…

Kavgalı, mutsuz aile ortamları…

Boşanmış anne babalar nedeniyle ortada kalan umutsuz çocuklar…

Sokağın kötülüğe çağrısı…

Çocukların sevgi, saygı ve merhamet ile tanışmadan doyumsuzluk, kin, öfke ve nefretle tanışması, tanıştırılması…

Sinema filmlerinde ve dizilerde gösterilen silahlı çatışmalar, şiddet ve kendi çıkarlarına ters gördükleri kişileri yok etme sanatı ve bu sanatı öğreten görüntüler…

Bütün bunların sonunda ölümü oyun, öldürmeyi eğlence zannetme!

Ve eğitim…

Eğitim diyoruz ama öğretim yapıyoruz. O da ezber bilgiler…

Eğitim kısmı ile ilgili okul ortamında ne gibi etkinlikler yapılacağı önce müfredata yazılmalı, yıllık planlarda belirtilmeli ve ders saati olarak uygulanıp gözlem yapıldıktan sonra değerlendirilmelidir.

Türk Milleti’nin kültürel tarihi bunun materyal ve örnekleriyle doludur. Son iki yıldır atılan adımlar olumlu olsa da uygulama aşamasında yeterli karşılığı henüz bulamadığı ifade edilmektedir.

Sonra eğitimcinin eğitimi…

Eğitim kadroları bu çerçevede oluşturulmalı, öğretmenlik mesleğinin sadece bilgi aktaran değil, aynı zamanda örnek model yaşam tarzı ve güzel ilişkiler içinde olan, kaygıları giderilmiş, ruh hali huzur dolu, mesleğini seven, uzman kişilerden seçilmelidir.

Son günlerdeki okullarda yaşanan şiddet olaylarından tek taraflı olarak okullar ve eğitimciler sorumlu tutulursa haksızlık olur; o zaman sorunun kaynağına ulaşılamaz.

Sorumluluğun paylaştırılması gerektiği ortadadır. Okulun yanında aile ve çevre etkenlerini de dikkate almak gerekir.

Aile deyince…
Yıllardır dile getiriyoruz. Türk aile yapısı hızla bozuluyor. Küresel kültür erozyonu önünde tutunamıyor, dayanamıyor.

O zaman aileyi bozan etkenlere karşı önlemler alınmalıdır. TV dizileri önemli bir etkendir. Türk aile yapısına dönük, tahrifat ve yozlaştırmayı evlerin içine kadar sokmuştur.

Bozuk ve sapık ilişkiler…

Dizilerde kim kimin eşi belli değil; eşini kim kiminle aldatıyor belli değil.
Yani o kadar çok ki…
Arkasından silahlı çatışmalar…
Yalancı tanıklar, güç gosyetileri, yargının elinden adam kurtarmalar…

Gayrimeşru ilişkiler sonucunda doğan çocuklar;
lüks konaklar, köşkler, villalar, en pahalı arabalar, özel şoförler, güvenlik elemanları, hizmetçiler; yatak kıyafetinden üryan kıyafetler…

Bu diziler aile bireylerinde özenti oluşturuyor, yetişmekte olan çocuklara kendi ekonomik durumunu sorgulatıyor! Kıyas, kini doğuruyor; özenti eşler arasında tartışma yaşatıyor.

Önce aile korunmalı; çocuklar mutlu olmalı…

Her türlü zararlı madde kullanımına karşı gençlere koruma sağlanmalı, kötü arkadaş gruplarının oluşması önlenmeli; TV, telefon ve bilgisayar kullanımı konusunda ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

Burada ortaya konulan her bir başlık farklı bakanlıkları ilgilendirdiği için gençleri koruma bir devlet politikası haline getirilmeli ve devlet organlarının ortak çalışması ile yürütülmelidir.

İnsan sormadan edemiyor. Emniyet emeklisinin beş silahı yedi şarjörü varmış!
Başka da var mı acaba?
Bu kadar silaha ne gerek varmış?
İlginç!

Çocuk daha ilköğretim 8. sınıfta ve bu çocuk beş silahı, yedi şarjörü alıp okula geliyor. Olacak iş değil…

Bu silahlar evde kilitsiz bir camekanda dekor olarak mı sergileniyordu ki çocuk bu silahları oradan alıp çantasına yerleştirdi?
Beş silah ortalama yedi kilo eder, mermi ve şarjörler ile on kilo…
Nasıl taşımış?
Bir çocuk bu kadar silahı pratikte nasıl kullanabilmiş?
Bunun bir eğitimi olmalı…
Bu nasıl bir soğukkanlılık?

Soru çok…
Elbette ilgili birimler bu ve benzer soruların cevabını bulacaklardır.

Ölü sayısı zaman geçtikçe artıyor; üzüntümüz ve kaygımız da artıyor. Ölenlere rahmet, ailelere ve bütün Türkiye’ye sabır ve başsağlığı diliyorum.
Abdullah GÜLAY

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
1
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
BiLGiSAYAR OYUNLARI VE MARAŞ – URFA KATLİAMI

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Avrasya Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!